KATEGORİLER
Sepetiniz

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Tercümesi

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Tercümesi
  • Stok Durumu: Stokta var
  • Marka: H Yayınları
  • Ürün Kodu:: 9786059559317
Satış Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 10
1,70TL
Vergiler Hariç: 1,70TL
Bismillâhirrahmânirrahîm…

Cenâb-ı Hakk’a hamd ve Resûlüne salât ü selâmdan sonra;

Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye tercümesine dair çalışmalar miladî 900’lü 1000’li yıllarda başlamaktadır. Osmanlı’da da henüz kuruluş döneminden itibaren tercüme faaliyetlerinin olduğu bilinmektedir. Ne var ki, Cumhuriyet dönemiyle birlikte Kur’an’ın tercümesi yerine meali yani ayette kastedilen manânın Türkçe’ye aktarımı -özellikle 1930'lardan günümüze kadar- daha çok rağbet görmüş, tercümeye fazla iltifat edilmemiştir. Bunun sebebi ise 1950’li yıllara kadar süren, 1960’larda ve son dönemde 28 Şubat sürecinde çok sönük ve çok kısa süreli de olsa tekrar kamuoyu gündemine getirilen birtakım olumsuz konjonktürel şartlar, daha doğrusu “ibadetin Türkçeleştirilmesi” meselesi, ibadetlerde Arapça asıl metin yerine Türkçe tercümenin kullanılması endişesidir.

Bilindiği üzere, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kur’ân’ın tercümesi işi resmî bir görev olarak Mehmet Akif Ersoy’a tevdî edilmiştir. Akif, tercümesine devam ederken, ibadetin Türkçeleştirilmesi meselesi ortaya çıkmış ve bu mesele Akif’i son derece rahatsız etmiştir. İbadetlerde ve özellikle namazda, sûrelerin-âyetlerin Arapça asıllarının yerine kendi yapacağı tercümenin okunmasından endişe eden millî şair tercümesini devlete vermekten imtinâ etmiş ve kuvvetle muhtemel sonraki hayatının büyük kısmını, vatan hasreti pahasına da olsa, sırf kendi tercümesinin ibadette kullanılacağı endişesiyle yurt dışında geçirmiştir. İşte o yıllarda ve daha sonraki yıllarda, Akif’in taşıdığı bu endişeyi, Kur’ân’ın Türkçe’ye çevirisi ile ilgilenen herkes taşımış ve bu zevât çevirilerinin ibadette kullanılmasına fırsat vermemek için “Kur’ân’ın tercümesi” yani Arapça’daki anlamının doğrudan Türkçe’ye aktarılması yerine, “küçük çaplı tefsir” diyebileceğimiz bir üslupla, başka bir ifadeyle, ayetin ne söylediğini değil de birtakım parantez içi veya paranteze almaya ihtiyaç duymadan doğrudan ilave kelimelerle ve ayetin aslında olmayan kelimeleri ilave etmek suretiyle bir “meâl geleneği” oluşturmuşlar ve yaptıkları çalışmalara hep “meâl” demişlerdir. Zira, “meâl” âyetin vermek istediği mesajı ve manâyı diğer dile/Türkçe’ye rahat bir şekilde aktarmak iken, “tercüme” âyetin Arapça’sını doğrudan doğruya -farklı tekniklerle de olsa- diğer dile/Türkçe’ye aktarmaktır ve bu noktada meâl ile tercüme arasında ciddi bir fark vardır: Tercüme, meâl olmadığı gibi meâl de hiçbir zaman tercümenin yerini tutmaz. Fakat burada şu noktaya da işaret etmek gerekir: Türkçe’deki meâllerin büyük çoğunluğu mahiyeti itibariyle tercümedir ve günlük hayatta meâl kelimesi tercüme ile aynı anlamda kullanılmaktadır.

Aslında tarihin önceki dönemlerinde örneğine pek rastlanmayan bu “meâl” tarzı çalışmalar, bir yandan da bu işle uğraşanların işini kolaylaştırmıştır. Çünkü tercüme, hele ki ilâhî kelâmın, Kur’ân-ı Kerîm’in tercümesi bir yönüyle imkânsız iken, diğer yönüyle gerçekten de çok zor, çok ağır, çok meşakkatli ve bir o kadar da riskli bir iştir. Hâl böyle olunca, “tercüme: âyet şunu diyor” yerine, “meâl: bence âyet şunu demek istiyor” -çünkü meâl kelimesi tevil, anlam ve yorum anlamına gelir- demek, 1930’lu ve 40’lı yıllar için içinde bulunulan krizden kolay bir çıkış yolu sağladığı gibi diğer taraftan çeviri hususunda da işleri oldukça kolaylaştırmıştır. Çünkü meâl yani “bana göre âyet şunu demek istiyor” dediğinizde, çevirinizde yanılmanız, eksik bırakmanız veya asılda olmayan ilâvelerde bulunmanızdan dolayı “bana göre” dediğiniz için kimse sizde kusur bulamayacaktır. İşte bu sebepledir ki 1950’lerde devlet ibadetin Türkçeleştirilmesi projesinden vazgeçtiği halde, yani Hasan Basri Çantay’ların, Ömer Nasuhi Bilmen’lerin Kur’ân meâlleri açısından içinde bulundukları olumsuz konjonktürel şartlar ortadan kalktıktan onlarca yıl sonra bile, hatta günümüzde dahi Kur’an’ın meâlen çevirisine devam edilmektedir. Bunun bir başka sebebi de meâl yapan kişinin kendi dinî fikirlerini ve anlayışını ve meâlin ilâhî kelamın meâlini okuyan kişinin çeviriden doğabi

Ürün Adı: Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Tercümesi
Ürün Kodu: 9786059559317
Yazar: Kolektif
Basım Yılı: 2025
Kapak Türü: Karton Kapak
Sayfa Sayısı: 632
Kağıt Cinsi: 2. Hamur
Çevirmen:

Yorumlar

Yorum Yapınız

Yayınevinin Diğer Kitapları

Ürün Adı: Vahdet-i Vücuda Dair Ariflerin Delili ve Müşkillerin AnahtarıÜrün Kodu: 9786054042586Yazar: Kırımlı Şeyh Selim DivaneBasım Yılı: 2014Kapak T..
410,00TL
Vergiler Hariç:410,00TL
Şehir… Bir gönlün etrafında şekillenen, gönülle beslenen, bütün sokakları gönle çıkan kutsal belde. Sevgilinin izlerini takip ederek girilir o şehre; ..
580,90TL
Vergiler Hariç:580,90TL
“Türk Edebiyatinda Hû Siirleri”, tematik bir antoloji. Ifranî gelenegimizin yildizlasan sairlerinin yazdigi ve “Hû” kavramini isleyen siirlerden bir d..
1,30TL
Vergiler Hariç:1,30TL
Hüseyin Vassâf Bey, yazmis oldugu eserleriyle Türk-Islâm kültürüne önemli hizmetlerde bulunmus tasavvuf tarihçilerimizdendir. Daha ziyade, “Sefine-i E..
1,70TL
Vergiler Hariç:1,70TL
Çocuğunuz parkta veya okulunun bahçesinde en son ne zaman oyun oynadı? "Beş taş"ı duydu mu mesela? "Aç kapıyı bezirgânbaşı" dedi mi hiç?"Birdirbir" o..
550,00TL
Vergiler Hariç:550,00TL
Tasavvufi menakıbnameler kültür tarihi araştırmalarında ilk müracaat edilecek kaynaklardandır. Arap ve İran edebiyatında din ve devlet büyükleri hakkı..
590,00TL
Vergiler Hariç:590,00TL
Tasavvufi menakıbnameler kültür tarihi araştırmalarında ilk müracaat edilecek kaynaklardandır. Arap ve İran edebiyatında din ve devlet büyükleri hakkı..
360,00TL
Vergiler Hariç:360,00TL
Gönül ehli kişiler yaşadıkları iç tecrübeleri “mantıku’t-tayr/kuş dili” kavramıyla anlatmışlardır. Madde aleminden manaya göçen bu ruhanîlerin kanat s..
900,00TL
Vergiler Hariç:900,00TL
Hz. Peygamber’in “Din, nasihattir” hadisinden hareketle tarihimizde “nasihatnâme” adıyla birçok eser kaleme alınmıştır. Nasihatnâmeler dinî, ahlakî ve..
260,00TL
Vergiler Hariç:260,00TL
“Fatih dersiâmlarından, Mesnevîhan, Süleymaniye Kütüphanesi eski müdürü ve aynı zamanda Tarîk-i Uşşâkî meşâyıhından Arapgirli Mehmed Hazmi Efendi’nin ..
540,00TL
Vergiler Hariç:540,00TL
Tasavvuf, Anadolu şehirlerinin kültürel yapısının şekillenmesinde önemli dinamiklerden biridir. Yüzyıllar boyunca sûfîlerin gayret ve himmetiyle oluşa..
460,00TL
Vergiler Hariç:460,00TL
“Bilmelisin ki, bu madde âleminde olan görüntüler hayâl ve gölgeden ibârettir. Buna sakın ve asla meyl ve iltifat etme! Bir âlemin hâli bir üst âleme ..
410,00TL
Vergiler Hariç:410,00TL
“Nereden Gelip Nereye Gidiyor İnsan” adıyla yayınladığımız bu eser, Denizli’nin Bekilli ilçesinin Deşdemir köyünden Molla İbrahimoğlu Mehmet Emîn Efen..
290,00TL
Vergiler Hariç:290,00TL
XVIII. asırda İstanbul’da yaşayan İbrahim Has (ö. 1762), devrinin eli kalem tutan sufi müelliflerinden birisidir. Yazmış olduğu eserlerle tasavvuf ve ..
1,30TL
Vergiler Hariç:1,30TL
İsmini İncil’de çok gizemli bir şahsiyeti anlattığı söylenilen ‘Hakikat Ruhu’ndan alan bir belgesel dizisinin çekimleri için uzun zamandır Anadolu yol..
700,00TL
Vergiler Hariç:700,00TL
Ürün Adı: Seyyah Olayım Bir ZamanÜrün Kodu: 9786059559508Yazar: Yasin ŞenBasım Yılı: 2018Kapak Türü: Karton KapakSayfa Sayısı: 400Kağıt Cinsi: Kitap K..
720,00TL
Vergiler Hariç:720,00TL
“Uydurulmuş rivayetlerin, uydurulmuş dinlerin, saltanatlara kapıkulu edilmiş ritüellerin, meleklerin cinsiyeti üstüne tartışan Bizans dindarlarının ya..
350,00TL
Vergiler Hariç:350,00TL
Karşılaşmalar, Semih Kaplanoğlu’nun 1996 – 2000 yılları arasında, aynı isimli gazete köşesinde kaleme aldığı öykülerden oluşuyor. Alışılagelmiş günübi..
640,00TL
Vergiler Hariç:640,00TL
Çağımızın en başarılı yönetmenlerinden biri olan Semih Kaplanoğlu’yla yapılan bir nehir söyleşi, Yusuf’un Rüyası. Kitap, birçok ödül alan Yumurta, Süt..
900,00TL
Vergiler Hariç:900,00TL
Tarih içinde insana, İslam'ın hakikatini öğretip yaşatan mana yollarından birisi de "Halvetiyye tarikati" olmuştur. On iki hak yoldan biri olan Halvet..
1,54TL
Vergiler Hariç:1,54TL